Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

TİP 2 tamamen yok edilebilir mi?

Hastalarımdan çok sık duyduğum bir soru var : “Hocam dikkat

Hastalarımdan çok sık duyduğum bir soru var : “Hocam dikkat edersem şeker hastalığım yok olur mu, tamamen iyileşir mi?” Makalemde bu konuyu en anlaşılır şekilde izah etmeye çalıştım.

Yabancı bulacağınız remisyon kelimesi ile konuya gireyim. Tip 2 diyabet için remisyon, “baskılanmış diyabet” olarak da tanımlanabilir.

Uluslararası uzlaşıya göre (ADA, EASD, Endocrine Society, Diabetes UK – 2021) Tip 2 diyabet remisyonu; kişinin en küçük dozda bile olsa herhangi bir antidiyabetik ilaç ya da insülin kullanmadan, en az 3 ay boyunca HbA1c değerinin %6,5’tan düşük seyretmesi olarak tanımlanır. Bu durum diyabetin kontrol altına alınmış bir döneme girdiğini ifade eder. Diyabet baskılanmıştır, metabolik olarak geri plandadır, fakat tamamen ortadan kalkmamıştır.

Diyabette pankreastaki insülin üreten hücrelerin bir kısmı kalıcı olarak işlevini kaybetmiştir. Ayrıca yüksek kan şekeri zamanla damar iç yüzeyinde (endotel) hasar oluşturmaya başlayabilir. Yaşam tarzı değişiklikleriyle kan şekeri normale dönebilir, remisyon sağlanabilir. Fakat kaybolan hücreler ve oluşan damar hasarı tamamen geri gelmez. Bu nedenle Tip 2 diyabet, iyileşen değil, kontrol altına alınabilen kronik bir hastalık olarak kabul edilir.

Sayfamda daha önceki paylaşımlarımda da birkaç kez vurguladığım gibi, bazı durumlarda HbA1c kan şekeri kontrolünü doğru yansıtmayabilir. Özellikle demir, B12 ve folik asit eksiklikleri, hemolitik anemiler, Akdeniz anemisi, yakın zamanda kan transfüzyonu, ileri böbrek yetmezliği ve gebelik gibi durumlarda HbA1c yanıltıcı olabilir. Bu hastalarda, ilaçsız en az 3 ay boyunca açlık kan şekerinin 126 mg/dL’nin altında olması da remisyon olarak kabul edilir.

Tokluk kan şekeri günlük beslenmeye daha fazla bağlı olduğu için resmî remisyon tanımında yer almaz. Ancak şeker metabolizmasının “rotadan çıktığını” en erken tokluk kan şekerindeki yükselmeler ve dalgalanmalarla fark ederiz. Bu nedenle iyi çıkan bir tokluk şekeri tek başına güven vermeyebilir. Buna karşılık yüksek tokluk şekeri erken bir alarm zili gibidir.

“Glukoz metabolizması gerçekten normal mi?” sorusu sorulduğunda ise daha katı kriterler devreye girer. Bu durumda açlık kan şekerinin 100 mg/dL’nin, 2. saat tokluk kan şekerinin 140 mg/dL’nin ve HbA1c’nin %5,7’nin altında olması esas alınır. İyilik halinin ilaçsız ve en az 3 ay boyunca korunması gerekir. Bu durum, elbette remisyona göre daha iyi ve daha güçlü bir metabolik tabloyu ifade eder.

Özet : Sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek, diyabetin oluşmasını engelleyebilir veya geciktirebilir, mevcut diyabetin remisyona girmesini ve hatta glukoz metabolizmasının normale dönmesini mümkün kılabilir.

Not : Paylaşımlarım genel bilgilendirme amaçlıdır Mesajlaşarak tanı koymaya ve tedavi önermeye yönelik değildir. Böyle bir yol etik değildir. Sağlık sorunlarınız için öncelikle Aile Hekimliği’ne başvurmanız ve hekiminizin önerisi doğrultusunda hareket etmeniz en uygunudur.

Dr. Cemal Nuri Gürbüz, İç Hastalıkları Uzmanı