Soru : Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması nedir?
Cevap : Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması alkol kullanımına bağlı olmaksızın karaciğerde yağ birikmesidir. Güncel sınıflamada artık “Metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı” adı daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Çünkü karaciğer yağlanmasının temelinde çoğu kez metabolik bozukluklar (insülin direnci, obezite, diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol) yer alır.
Soru : Nedenleri nelerdir?
Karaciğer yağlanması genellikle fazla kilo, özellikle karın bölgesinde biriken yağ, şeker hastalığı veya insülin direnci, hareketsiz yaşam ve dengesiz beslenme sonucu ortaya çıkar. Bazı ilaçlar ( yorum kısmında yazarım ) ve genetik yatkınlık da etkili olabilir.
Soru : Kalp damar hastalıkları ile birlikte görülme oranı nedir?
Cevap : Bu kişilerin yarısından fazlasında kalp damar hastalıkları da örneğin koroner kalp hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetersizliği görülür.
Soru : Kalp damar hastalıklarına bağlı ölüme neden olma riski ne kadardır?
Cevap : Karaciğer yağlanması olanlarda en sık ölüm nedeni karaciğer değil, kalp damar hastalıklarıdır. Yapılan büyük çaplı çalışmalarda, karaciğer yağlanması olan kişilerin kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin, sağlıklı kişilere göre 1,5–2 kat arttığı gösterilmiştir.
Soru : Türkiye’de görülme sıklığı nedir?
Cevap : Ülkemizde yapılan araştırmalarda erişkinlerde karaciğer yağlanması sıklığı %30–40 arasında bulunmuştur. Diyabetiklerde ve obez bireylerde bu oran %60–70’e kadar çıkıyor.
Soru : Bilimsel bakımdan hangi evreleri vardır?
1. Basit yağlanma (steatoz)
2. Yağlanma + mikropsuz iltihap (NASH)
3. Fibrozis (karaciğerde sertleşme)
4. Siroz
5. Karaciğer kanseri
Soru : Ultrasonografi evrelemesi ile bilimsel evrelendirme örtüşüyor mu?
Cevap : Hayır, tam olarak örtüşmez. Ultrasonografi yağ miktarını gösterir (hafif, orta, ileri derecede).
Bilimsel evreleme ise biyopsi veya ileri görüntüleme yöntemleriyle (fibrozis evreleri, iltihap derecesi) yapılır.
Soru : Karaciğer yağlanması ne oranda karaciğer kanserine neden olur?
Cevap : Karaciğer yağlanması olan kişilerin yaklaşık %1–3’ünde, ilerleyen evrelerde karaciğer kanseri gelişebilir. Risk özellikle siroza kadar ilerleyenlerde belirgindir.
Soru : Karaciğer yağlanması ne oranda siroza neden olur?
Cevap : Karaciğer yağlanması olanların %10–20’sinde ilerleyen yıllarda siroz gelişebilir. Yani her yağlanma sirozla sonuçlanmaz. Risk metabolik sorunların şiddetine bağlıdır.
Soru : Karaciğer yağlanması olan kişilerde kalp damar riskindeki artış ortak risk faktörlerine mi bağlıdır, yoksa karaciğerin kendi oluşturduğu sorunlara mı bağlıdır?
Cevap : İki yönlüdür:
Karaciğer yağlanması ile kalp damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi iki temel mekanizma üzerinden açıklayabiliriz:
1. Ortak risk faktörleri : Karaciğer yağlanması genellikle metabolik sendromun bir parçası olarak görülür. Bu nedenle, karaciğer yağlanması ile kalp-damar hastalıkları arasında bir ortak zemin vardır:
* Obezite (özellikle bel çevresinde genişleme)
*Tip 2 diyabet veya insülin direnci
*Hipertansiyon
*Yüksek trigliserid, düşük HDL.
* Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme
Bu risk faktörleri hem karaciğer yağlanmasına hem de damar sertliği ile ilgili kalp hastalığına doğrudan katkıda bulunur.
2. Karaciğerin kendi yol açtığı riskler
* Karaciğer yağlanması ilerledikçe kronik mikropsuz iltihabın şiddeti artar. Karaciğerden salgılanan bazı maddeler (TNF-α, IL-6 gibi) damar duvarında mikropsuz iltihabı artırır, damar sertliği riskini yükseltir.
* Karaciğer kaynaklı bazı faktörler kanın pıhtılaşma özelliğini artırabilir. * Karaciğerin işlev bozukluğu yağ ve şeker metabolizmasındaki bozulma ile paralel olarak kalp damar riskini bağımsız olarak yükseltebilir.
Soru : Kalp damar hastalıkları karaciğer yağlanmasını artırır mı?
Cevap : Evet. Özellikle kalp yetersizliği, damar sertliği ve dolaşım bozukluğu karaciğerde yağlanma ve sertleşme riskini artırabilir.
Soru : Karaciğer yağlanması tamamen düzelebilir mi?
Cevap : Evet, özellikle erken evrede yaşam tarzı değişiklikleriyle karaciğer tamamen normale dönebilir. Daha ileri evrelerde de iyiye dönüş şansı olabilir. En azından kötüleşme riski azalır.
Düzenli egzersiz, kilo kaybı (vücut ağırlığının %7–10’u), sağlıklı beslenme ve diyabet/hipertansiyon kontrolüyle %30–50 oranında tam düzelme mümkündür.
Soru : Alkole bağlı ve alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması arasında fark var mıdır?
Cevap : Evet. Alkole bağlı yağlanma daha hızlı ilerleyebilir, siroz ve kanser riski daha yüksektir. Alkole bağlı olmayan yağlanma daha yavaş ilerler, ancak toplumda çok daha yaygın olduğu için toplum sağlığı açısından daha büyük bir sorun oluşturur. Her iki durumda da en sık ölüm nedeni kalp damar hastalıklarıdır.
Not : Paylaşımlarım genel bilgilendirme amaçlıdır. Sosyal medya tanı ve tedavi aracı değildir. Kişisel sağlık verilerinin ve kullanılan ilaç isimlerinin sosyal medyada paylaşılması doğru değildir.
Dr. Cemal Nuri Gürbüz, İç Hastalıkları Uzmanı.

