Hüzün Mevsimi olarak da adlandırılan Sonbahar’ın da son günlerini yaşıyoruz.
Dalından düşen yapraklar, esen serin rüzgar, bir de yağmur çiseledi mi hangimize hüzün vermez ki!
Bugünlerde daha bir renk cümbüşü oluşur bu muhteşem doğada. Yeşilin her tonu ile sararan, moraran, kızaran yapraklar hep bir arada.

Yaprakların dalından ayrılıp dökülmesi iyice arttı. Sonbaharın vedasını duyururcasına. Ağaç altları ve yollara yapraklar serildi halı misali.
Yapraktan halının üzerinde yürürken çıkan hışırtılar melodiden farksız. İçinizi kaplayan huzuru hemen fark ediyor insan.

Veda etmeyi muhteşem kılan da bu değil mi?
Son yıllarda mevsimlere bir haller oldu… Öylesine hızlı işliyor ki zaman.
Doludizgin bu geçişi fark etmiyor bile insan.
Fırsat buldukça mutlaka uğrarım dağların ‘Ulu’su Uludağ’a. Ve tabii ki dağ yöresi köylere. Bunlardan biri de mütevazı bir bahçemin olduğu Küçükdeliller Köyüne.
Uludağ şimdilerde Kışı bekliyor, kar umuduyla.
Sessiz vedasına hazırlanıyor bu ortamda.
Sonbahar ; Kışa yakın bir bahardayız. Belki de kimilerimiz için bu ‘son’ bahar!
Bu günlerde yolunuz en azından bir büyük parka mutlaka düşsün.
Malum, güzelliğin de sınırlı ömrü var!











