Önce basına da yansıyan bir haberi okuyalım:
“ Nilüfer ilçesinde durak harici başka yerde durmayacağını ifade eden sürücüye otobüsün camına vurarak tepki gösteren bir kadın, sürücüyü polise ihbarla korkutmak istedi. Bunun üzerine polis gelene kadar kapıları açmayacağını söyleyen sürücü, kadınların aşırı tepkisi üzerine kapıları açıp ( hadi boşalt, boşalt) diye bağırıp kadınları indirmeye çalıştı. Bu seferde kadın yolcular inmeyince sürücü çareyi aşağı inmekte buldu. İzmir yolu üzerindeki bir AVM’nin önündeki otobüs durağına aracı park eden sürücü aşağı inip sigara yaktı. Öfkelenen kadınlar bu sefer de işlerine geç kalacaklarını belirterek, sürücüyü ikna etmek için dil döktü. Sürücü bir süre sonra otobüsü çalıştırıp, yolcularıyla yoluna devam etti…’’
Toplu taşımanın yorgun savaşçılarıdır otobüs şoförleri. Sıkıntısız geçen tek bir günleri neredeyse yoktur.
Sorumlukları ağır mı ağırdır. En başta güvenli yolcu taşımacılığı gelir, onca ‘can’ taşımanın sorumluluğu az buz değildir.
Bir yandan trafikten çıkma gayreti, diğer yanda yolcuların iniş binişlerini kontrol.
Velhasıl zordur işleri, hep yol’dur düşleri…
Madalyonun bir de arka yüzü var ki evlere şenlik.
Ne mi? Seyahat sırasında şoförle yolcu diyalogları.
Bir çoğunda espriler etrafa saçılıyor.
Kimine tanık olduğum ilginç diyaloglar. Yanı sıra derlediğim diğer konuşmalar…

XXX
–Oğlum bu Çekirge’den geçer mi?
– Yok teyze biz Acemler’e çıkıyoruz.
– Tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim.
—
Yolcu yavaşça şoföre yaklaşır:
¬-Son durağa mı geldik şoför bey
Şoförden cevap gecikmez:
-Hayır, son durak kara toprak
—
-Şoför kardeş, bakar mısın bi yol hele canım benim.
Ancak şoförden ses çıkmaz. Yolcu art arda tekrarlar
-Kardeş, geçer mi ? Kardeş dedik!..
Yolcu geçilecek olan yerin adını söylememiştir.
Şoförün cevabı yine de gelir:
– Geçmez!
—

Kadın biner otobüse, dokundurur kartı cihaza
-Dııııt bakiye yetersiz
Dokundurur bi daha
-Dııııt bakiye yetersiz
son kez
-Dıııt bakiye yetersiz
Şoför dayanamaz:
-Yemin etmesini mi bekliyon abla?
—
Yolcu: Abi Heykel’e çıkıyo mu bu?
Şoför: Yok abi, yanından geçiyo.
—
Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:
– Kızım şuradan bir kişi uzatır mısın?
– Ben kız değilim!
– Amaaaan ne bileyim, kız mısın dul musun? Uzat işte.
—
Özel halk otobüsü tıklım tıklım.
Yolcu: Şoför bey, klimayı açsanıza, öldük yahu sıcaktan…
Şoför: ah be ablacım, yok klima ama ACS var
Yolcu: O da ne
Şoför: Aç Camı Serinle
Yolcu: ?!?!
—
Durağı kaçıran yolcunun kafası karışık :
– “Mükemmel bir yerde inebilir miyim?” der.
Kendisi de diğer yolcular da güler söylediğine.
Şoför kadını indirirken seslenir:
– “Buyrun size layık değil ama”
—-
Yaşlı teyze otobüsü durdurur, kapıdan şoföre sorar:
-Oğlum bizim Mehmet bindi mi? Benim oğlum olur
-Şoför: Yok teyze o kadar ısrar etmeme rağmen binmedi. Allah Allah!
—-
Adamın biri gayet aceleci bir tavırla:
– “Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?”
Bizim şoför olaya hakim:
– “Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi?”
İşte her gün benzeri diyaloglara rastlamak mümkün.
Eee zor elbette, Allah’ın günü bu trafikte her gün direksiyon sallamak.
Yolunuz açık olsun.

