Bazı filmler vardır, izledikten sonra hayatınıza dokunur, sizi değiştirir. Sitaare Zameen Par tam da böyle bir film. Aamir Khan, yıllar önce Taare Zameen Par ile bir çocuğun dünyasını gözler önüne sermişti; şimdi ise “normal” kavramını sorgulatan, insanın kalbine dokunan bir hikâyeyle yeniden karşımızda.
Bu film, sadece bir spor hikâyesi değil; empati, sabır, sevgi ve farkındalığın sinemadaki en içten yansımalarından biri. Özel bireylerin kendi dünyalarına bizi davet ederken, aslında bize insan olmanın özünü hatırlatıyor. Her bir karakter kendi ışığıyla parlıyor; filmi izledikçe anlıyoruz ki, yıldızlar gökyüzünde değil, aramızda.
Aamir Khan’ın canlandırdığı basketbol koçu, engellerin aslında zihnimizde başladığını anlatıyor. Film boyunca seyirciye şu mesajı fısıldıyor:
Farklı olmak bir eksiklik değil, yaşamın rengidir.
Günümüzde zamanımızı o kadar çok boş, yüzeysel içeriklerle harcıyoruz ki… Saatlerimizi tüketen ama bize hiçbir şey katmayan filmler, diziler, sosyal medya akışları arasında böyle bir yapım adeta nefes aldırıyor.
Sitaare Zameen Par, insanı düşündüren, duygulandıran ve öğreten bir film. İzlediğinizde, zamanınızın gerçekten “boşa gitmediğini” hissediyorsunuz.
Bu nedenle bu film sadece sinemaseverler için değil, her aile için izlenmesi gereken bir yapım. Okullarda, sınıflarda, hatta evlerde çocuklarla birlikte izlenmeli. Çünkü çocuklara empatiyi, anlayışı ve farklılıkların güzelliğini anlatmanın en etkili yollarından biri, böyle hikâyelerdir.
Aamir Khan’ın güçlü performansıyla film; hem kalbe hem akla hitap ediyor. İzleyiciyi yalnızca duygulandırmıyor, aynı zamanda düşündürüyor, öğretiyor, dönüştürüyor.
Sitaare Zameen Par
“sadece bir film değil — bir ders, bir farkındalık yolculuğu.”

