Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Sanat İnsanla Nefes Alır

Sanat kendi estetiğini kurar ama anlamını ancak insanla tamamlar; çünkü

Sanat kendi estetiğini kurar ama anlamını ancak insanla tamamlar; çünkü insana dokunmayan sanat, tabiatın insansız sessizliği gibi eksik kalır.


Sanat toplum için mi, sanat sanat için mi?

Bu soruya verilen yanıtlar yüzyıllardır değişse de gerçek şudur: Sanat, insana değmediği sürece eksiktir. Tıpkı tabiatın var olup içinde insan olmadığında sessiz ve yalnız kalması gibi…

Evet, sanat kendi güzelliğini yaratabilir, ama asıl anlamını bir kalbe dokunduğunda bulur. Çünkü sanat, insanla nefes alır; insansız bırakıldığında ise sadece sessiz bir varlık olarak kalır.


Sanatın topluma ayna tutması, insanın gündelik hayatına, acılarına, sevinçlerine seslenmesi onun canlılığını korur. Seyirci sahnede kendini gördüğünde, bir resimde kendi duygusunu bulduğunda ya da bir dizenin içine sığındığında sanat gerçek anlamına ulaşır. Salt estetik kaygıyla üretilmiş, ama insana değmeyen eserler ise çoğu zaman boş bir salonda yankılanan bir monolog gibi kalır. Güzel görünürler belki, ama eksiktirler; çünkü ruhu beslemez, kalbi kımıldatmazlar.


Sanat, yalnızca kendini yüceltmek için değil, insanı dönüştürmek için de vardır. Onun gücü, toplumsal belleği diri tutmasında, vicdanı uyandırmasında, umut ve direnç aşılamasında gizlidir. Bu yüzden sanatın gerçek ömrü, toplumla kurduğu bağla ölçülür.


Sonuçta sanat, hem kendi için vardır hem de insanla tamamlanır. İnsan yoksa sanat, tabiatın sessiz güzelliği gibi yarım kalır. Ama insanla buluştuğunda, hem ruha nefes olur hem de zamana iz bırakır. Çünkü unutmayalım: Sanat insanla nefes alır.