“Vatandaş artık gösteri değil, hayatına dokunan icraat görmek istiyor.”
Toplumun siyasetten beklentisi her geçen gün daha net bir hâl alıyor. Gösterişli söylemlerden, iddialı çıkışlardan ve sahne performanslarından çok; günlük hayatı kolaylaştıran, somut ve sürdürülebilir icraatlar talep ediliyor. “Vatandaş için önemli olan, söylenenler değil, yapılanlar.”
Ne var ki zaman zaman, henüz ilçe yönetimine tam anlamıyla hâkim olunmamışken büyükşehir hedeflerinin yüksek sesle dile getirildiğine tanık oluyoruz. Sürekli değişen idari kadrolar ise adeta her hafta yenilenen bir ders programını andırıyor. Bu durum, yönetimde istikrar ve kurumsal hâkimiyet konusunda doğal olarak soru işaretleri doğuruyor. “Bulunduğu alanı sağlıklı biçimde yönetemeyen bir anlayışın, daha büyük sorumluluklara talip olması kamuoyunda karşılık bulmakta zorlanıyor.”
Yerel yönetimlerde başarının temel unsurlarından biri, halkla kurulan güçlü ve samimi bağdır. Belirli bir kesime hitap eden, toplumun geneliyle yeterince temas kuramayan bir siyaset anlayışının uzun vadede sağlıklı sonuçlar üretmesi beklenemez. “Vatandaş; kendisini dinleyen, eleştiriye açık, ortak aklı önemseyen ve sahada varlık gösteren bir yönetim görmek istiyor.”
Başarılı icraatlara giden yol, “yalnızca seçilmiş olmanın verdiği yetkiden değil; işin ehli, liyakat sahibi kadrolarla çalışmaktan geçer. “
Eğer gerçek niyet vatandaşa hizmet etmekse, kadro tercihleri bu niyetin en açık göstergesi olur. Aksi hâlde siyaset, dar bir çevreye hitap eden bir vitrin faaliyetine dönüşür.
Sonuç olarak vatandaş, artık meddah sahnesini andıran söylemlerden ziyade, sahada karşılığı olan icraatları görmek istiyor.

