Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

SAAT DOKUZU BEŞ GEÇE

Her yıl 10 Kasım sabahı, Türkiye’nin üzerine derin bir sessizlik

Her yıl 10 Kasım sabahı, Türkiye’nin üzerine derin bir sessizlik iner. Saatler 09.05’i gösterdiğinde, millet olarak hem bir kaybı hem de bir mirası hatırlarız. Bu an, yalnızca tarihî bir vakti değil; bir ulusun Atatürk’e duyduğu saygının ve minnetin de sembolünü taşır.

Dolmabahçe Sarayı’nın ağır atmosferinde başlayan o sabah, Cumhuriyet’in kurucusunu ebediyete uğurladığımız gündür.

O anı anlatan dizeler, yıllar geçse de anlamını yitirmeyen bir sarsıntının ifadesi gibidir:

SAAT DOKUZU BEŞ GEÇE

Bir 10 Kasım sabahı
Yer Dolmabahçe
Geldi acı haberi
Saat dokuzu beş geçe
Ve ateş düştü yüreklere
Saat dokuzu beş geçe

Dediler ki Atamız aramızdan ayrıldı
Saat dokuzu beş geçe
Ve o deniz mavisi gözleri sonsuzluğa kapandı
Saat dokuzu beş geçe
Saat dokuzu beş geçe…

Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir devlet adamı değil; çağdaş Türkiye’nin temelini atan, milletine ufuk açan bir liderdi. Hayatı boyunca bilimden, akıldan, eşitlikten ve özgürlükten ödün vermedi. Onun ardından duyulan derin hüzün kadar, bıraktığı değerlere duyulan sorumluluk da büyüktür.

Bu nedenle 10 Kasım, sadece bir anma günü değil; aynı zamanda bir bilinç günüdür. Atatürk’ün ilke ve ideallerine bağlılığımızı yenilediğimiz, Cumhuriyet’e sahip çıkma kararlılığımızı hatırladığımız bir gündür.

Ve her 09.05’te durduğumuz o sessizlik anında, milletçe aynı duyguyu içimizde hissederiz:

“Saygıyla, özlemle ve minnetle…”