Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İletişimsizliğin Sessiz Dalgası

İnsanın en temel ihtiyaçları arasında su, yemek ve uyku sayılır.

İnsanın en temel ihtiyaçları arasında su, yemek ve uyku sayılır. Ama aslında bir ihtiyaç daha vardır ki, yokluğunda toplum yavaş yavaş kurur: iletişim.
Eksikliği, önce evin içinde küçük bir sessizlik gibi başlar, sonra büyür, büyür ve koca bir toplumu içine alan sessiz dalgalara dönüşür.
“Göz Temasının Kaybı”
Bugün iletişimde en büyük kaybımız, göz temasını yitirmemizdir. Karşımızdakinin gözlerine bakmadan konuşuyoruz. Çocuklarımızı dinlerken telefon ekranına kayıyoruz. Dostlarımızla buluştuğumuzda bile gözlerimizi kahvemizden ya da etraftan ayırmıyoruz.
Oysa göz teması, güvenin ve samimiyetin ilk adımıdır. Bir çocuk, gözlerine bakılarak dinlendiğinde değerli olduğunu hisseder. Bir dost, göz göze geldiğinde anlaşıldığını bilir.
“Ailede Başlayan Kopukluk”
Bir aile düşünün… Akşam yemeği masasında herkes yan yana oturmuş, tabaklar dolu ama gözler telefonlarda. Anne, babanın söylediklerini duymuyor; baba, çocuğun anlattıklarına kulak asmıyor. Çocuk, “bugün okulda canım sıkıldı” derken, kimse onun gözlerinin içine bakmıyor. İşte iletişim tam da burada kopuyor.
Çocuk, içtenlikle ifade edemediği duygularını saklamayı öğreniyor. Bir süre sonra “nasılsın?” sorusuna hep aynı cevabı veriyor: “İyiyim.” Gerçekte ne hissettiğini anlatmaya cesaret edemiyor.
Ve işte o küçük eksiklik, dalga dalga büyüyerek topluma yayılıyor. Okulda, iş yerinde, sokakta… Aynı dili konuştuğumuz halde anlaşamıyoruz. Çünkü kelimelerin ruhunu kaybettik. Çünkü göz göze gelmeden konuşuyoruz.
“Duyguların Sessizliği”
İş yerinde yapılan bir toplantıyı düşünün. Herkes konuşuyor ama kimse birbirini gerçekten dinlemiyor. Notlar alınıyor, başlar sallanıyor ama gözler kaçıyor. Ortada fikirler var, ama bağ yok. Anlamadan tartışıyor, anlaşılmadan susuyoruz.
Birbirimizi dinlemek yerine, sıranın bize gelmesini bekliyoruz. Oysa iletişim, sırayla konuşmaktan değil, gerçekten anlamaya çalışmaktan geçer.
“Çözüm Basit Ama Cesaret İster”
Toplumsal huzurun yolu, sağlıklı iletişimden geçiyor. Farklı fikirlerin, karşıt bakış açılarının, kuşaklar arası çatışmaların olduğu yerde sorun yoktur. Sorun, birbirimizi duymamakta. Sorun, sadece haklı çıkmaya odaklanmakta.
Oysa bazen bir çift gözle kurulan temas, saatlerce süren tartışmadan daha fazla çözüm getirir.
Bugün ihtiyacımız olan şey çok basit:
*Birbirimizin gözlerine bakabilmek,
*Birbirimizi gerçekten dinlemek,
*Duygularımızı ve düşüncelerimizi saklamadan ifade edebilmek.

Hatırlamamız Gereken”
Belki zor, çünkü cesaret istiyor. Kendimizi açmayı, kırılganlığımızı göstermeyi gerektiriyor. Ama unutmayalım: Susuz kalan beden nasıl kurursa, iletişimsiz kalan toplum da öyle kurur.
Gelin, bu temel ihtiyacı yeniden hatırlayalım. Evde çocuklarımızla, işte arkadaşlarımızla, sokakta komşularımızla… Göz göze gelerek, içtenlikle dinleyerek, açık yüreklilikle konuşarak.
Çünkü iletişim sadece söz değildir. Bir bakış, bir tebessüm, bir sessizlik… Hepsi, kelimelerden daha güçlü bir bağ kurabilir. Yeter ki birbirimizin gözlerini görmeye cesaret edelim.