Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Hatırlamak Yetmez, Hazırlanmak Gerek

Takvimler büyük depremin yıl dönümünü gösterdiğinde, acı kendini yeniden hatırlatıyor.

Takvimler büyük depremin yıl dönümünü gösterdiğinde, acı kendini yeniden hatırlatıyor. Enkaz altından yükselen sesler, yarım kalan hayatlar, bir daha asla eskisi gibi olmayacak şehirler…

“Unutmuyoruz. Alışmıyoruz. Tedbiri elden bırakmıyoruz. Çünkü yaşananlardan çıkarılmayan her ders, alınmayan her önlem yeni bir felakete zemin hazırlar.”

Bu ülkenin bir deprem gerçeği var. Toprağın altında faylar, üstünde hayatlar… Ancak bu gerçeği kaderciliğin arkasına saklamak, acıyı büyütmekten başka bir işe yaramaz. Deprem doğaldır; ihmal değildir. Eksik denetimler, yanlış yapılaşma ve ertelenen önlemler kader olamaz. Sorumsuzluk, kaderciliğin gölgesine sığınamaz.

Bu noktada en sağlam dayanağımız bilimdir. Yer bilimcilerin, mühendislerin ve afet uzmanlarının yıllardır yaptığı uyarılar dikkate alınmak zorundadır. Uzman görüşlerine kulak vermek bir seçenek değil, hayati bir gerekliliktir. Bilimin ışığında atılmayan her adım, gelecekte daha ağır bedellerle karşımıza çıkar.

Dünyadan örnekler de bunu açıkça ortaya koyuyor. Japonya, Türkiye gibi aktif fay hatları üzerinde yer alıyor. Orada da depremler kaçınılmaz; ancak yıkım kaçınılmaz değil. Sıkı yapı standartları, ileri mühendislik uygulamaları, düzenli ve bağımsız denetimler ve toplumun her kesimine yayılan afet bilinci sayesinde can kayıpları asgari düzeyde tutulabiliyor.

“Doğa aynıysa ama sonuçlar bu kadar farklıysa, bunun adı kader değil; hazırlıktır.”

Tedbir yalnızca betonla sınırlı değildir. Tedbir; sağlam zeminde doğru yapılaşma, riskli binaların gecikmeden dönüştürülmesi, toplanma alanlarının netliği, afet planlarının güncel tutulması ve toplumun her kesiminin bu sürece dâhil edilmesidir. “Küçük gibi görünen her hazırlık, büyük bir felakette hayat kurtarır.”

Bireyler olarak da sorumluluklarımız var. Yaşadığımız binaları sorgulamak, uzmanların uyarılarını takip etmek, deprem anında nasıl davranacağımızı bilmek ve bu bilinci çocuklarımıza aktarmak zorundayız.

“Bilgi, panikten güçlüdür; hazırlık, çaresizlikten etkilidir.”

Bu yıl dönümünde kaybettiklerimizi rahmetle anarken, onlara olan borcumuzun yalnızca hatırlamak olmadığını unutmamalıyız. Aynı acıların bir daha yaşanmaması için sözde değil, somut adımlar atmak zorundayız.

Unutmuyoruz. Alışmıyoruz. Tedbiri elden bırakmıyoruz.
Çünkü hatırlamak bir başlangıçtır; yaşatacak olan ise hazırlanmaktır.