Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

BİR DAMLA DA SEN KURTAR

Bursa…Bir zamanlar “Yeşil Bursa” derdik, suyun bereketiyle, doğanın cömertliğiyle övünürdük.Ama

Bursa…
Bir zamanlar “Yeşil Bursa” derdik, suyun bereketiyle, doğanın cömertliğiyle övünürdük.
Ama bugün barajlarımız dolmuyor, derelerimiz kuruyor, tarlalarımız çatlıyor.
Uludağ hâlâ aynı yerde duruyor ama o da artık susuyor sanki.

Ve biz ne yapıyoruz?
Birbirimizi suçluyoruz.
Belediyeyi, sanayiyi, çiftçiyi, komşuyu…
Ama kimse aynaya bakmıyor.

Gerçek şu:
Bu şehirde yaşayan herkes sorumlu.
Evde musluğu gereksiz açık bırakan da, fabrika atığını arıtmadan dereye bırakan da,
“Benim bahçemden ne olur?” diyen de,
hepsi bu hikâyenin bir parçası.

Sustuğumuz için suçluyuz.
Görmezden geldiğimiz için suçluyuz.
Ve bu sessizlik, bugün Bursa’nın boğazına dolan bir düğüm oldu.

“Su Yalnız Bursa’nın Sorunu Değil, İnsanlığın Hikâyesi”

Dünyada su için savaşlar yaşandı, hâlâ yaşanıyor.
Tarih, suyun kıymetini geç anlayan toplumların nasıl bedel ödediğini defalarca yazdı.
Orta Doğu’da, Nil Nehri için yıllardır süren tartışmalar var.
Afrika’da, Ürdün’de, İsrail-Filistin arasında su kaynakları yüzünden çatışmalar çıktı.
Mezopotamya’da — yani insanlığın beşiği sayılan topraklarda — bile su yüzünden sınırlar çizildi.
Bazı köylerde insanlar bir kova su için kavga etti, bazı bölgelerde baraj yüzünden savaş çıktı.
Ve biz şimdi o tabloya doğru adım adım gidiyoruz, farkında olmadan.

Bugün Bursa’da suyu paylaşmayı, korumayı öğrenmezsek;
yarın çocuklarımız belki bir bardak su için tartışacak.
İşte o zaman çok geç olacak.

“Herkesin Sorumluluğu Var”

Bu mesele yalnız halkın değil.
Fabrikalar, işletmeler, belediyeler, sanayiciler, çiftçiler, yöneticiler…
Herkesin bu yükün bir ucundan tutması şart.

Sanayi

Bursa üretimin kalbi, evet.
Ama üretirken doğayı, suyu, yaşamı kurutmamak zorundayız.
Fabrikalar atık sularını mutlaka arıtmalı, geri dönüşüm sistemleri kurmalı.
“Temiz üretim” artık bir lüks değil, hayatta kalma şartı.
Çünkü su olmadan üretim de olmaz.

Belediyeler ve Yöneticiler

Yerel yönetimler de bu işin öncüsü olmalı.
Altyapı yenilenmeli, yağmur suyu depolama zorunlu hale gelmeli,
kaçak su kullanımı denetlenmeli, dere yatakları temizlenmeli.
Su, sadece borudan akacak bir madde değil — yaşamın kendisi.

Halk

Evde küçük önlemler alabiliriz.
Musluğu kapatmak, kısa duş almak,
bahçeyi gündüz değil akşam sulamak,
yağmur suyunu toplamak…
Küçük gibi görünür ama binlerce insan yaparsa büyük fark yaratır.

Çiftçiler

Tarlalar bizim karnımızı doyuruyor, ama suyu da tüketiyor.
Artık damla sulama, gece sulama, nem sensörleri gibi modern yöntemlerle suyu verimli kullanma zamanı.
Bu konuda devletin ve belediyelerin desteği şart.

“Birlikte Kurtarabiliriz”

Çözüm, suçlu aramakta değil; el ele vermekte.
Bursa’yı, bu güzel şehri, kendi ellerimizle yeniden “Yeşil Bursa” yapabiliriz.
• Evde tasarruf,
• Fabrikada arıtma,
• Belediyede altyapı,
• Tarlada verimli sulama,
• Okullarda eğitim…

İşte suyun kurtuluş reçetesi bu.

“Böyle Devam Edersek Su Savaşları Kapımızda”

Yıllar önce uzak coğrafyalarda yaşanan su savaşlarını “bize olmaz” diye izledik.
Ama iklim değişikliği, yanlış kullanım ve sessizlik,
o savaşların gölgesini artık bizim şehrimizin üstüne düşürdü.

Bugün önlem almazsak,
yarın Bursa’da da suyun kimde olduğu tartışılır hale gelir.
O yüzden şimdi, tam da bugün, sorumluluk zamanı.

Bu şehir bizim evimiz.
Suyumuz giderse, yeşilimiz solar; yeşilimiz giderse, yaşam biter.

Suçlamak kolay,
ama çözümün parçası olmak cesaret ister.
Gelin cesur olalım.
Evde, fabrikada, tarlada, belediyede…
Hep birlikte bu şehre sahip çıkalım