Türk bayrağı bir sembol değildir yalnızca; bir milletin tarih boyunca ödediği bedellerin sessiz tanığıdır. Üzerindeki al renk, vatan uğruna toprağa düşenlerin hatırasıdır. Ay ve yıldız ise karanlık zamanlarda bile yolunu kaybetmeyen bir milletin iradesidir.
Kamışlı’da yaşanan ve bayrağımızı hedef alan hadise, basit bir anlık taşkınlık olarak görülemez. Bu, bilinçli bir provokasyondur. Bayrağa uzanan her el, bu milletin ortak hafızasına ve egemenlik hakkına uzanmıştır.
“Ve bilinmelidir ki ay yıldız, sahipsiz değildir.”
Ancak bu tür girişimler karşısında verilecek en doğru cevap, kontrolsüz öfke değil; akıl, hukuk ve devlet ciddiyetidir. Türk devleti, bayrağını sloganlarla değil, kararlılıkla ve hukukun gücüyle korur. Sessizlik bazen geri çekilmek değil, daha güçlü durmaktır.
Bayrak, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak değeridir. Kimliği, inancı, dili ne olursa olsun; bu ülkenin vatandaşı olan herkes, ay yıldızın altında eşittir. Bu nedenle bayrağa yapılan saldırı, yalnızca bir kesimi değil, milleti hedef alır.
“Tarih boyunca Türk bayrağı en zor zamanlarda bile yere düşmemiştir. “
Cephede indirilmemiş, masada vazgeçilmemiştir. Çünkü o bayrağın ardında, gerektiğinde bedel ödemeyi bilen bir millet vardır.
Bugün yapılması gereken; provokasyonlara teslim olmak değil, milli birlik duygusunu daha da güçlendirmektir. Bayrağın değeri, onu diline dolayanlarda değil; ona sahip çıkan iradede yaşar.
Ay yıldız sahipsiz değildir.
Ve bu millet, bayrağına uzanan her eli tarihin karanlığına gömmeyi bilmiştir.


