Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

 ‘At Kestanesi’ deyip de geçme…Bu ağaca yıldırım düşmüyor!

Doğrusunu söylemek gerekirse, adını ilk duyduğumda garibime gitmiş, ‘at için

Doğrusunu söylemek gerekirse, adını ilk duyduğumda garibime gitmiş, ‘at için mi yetiştiriliyor’ diye yorumlamıştım. Aynen öyleymiş, nefes darlığı çeken atlara tohumlarını yedirmek üzere yetiştirilmişler.

Üzerine yıldırım düşmeyen, elektrik enerjisi çekmeyen ilginç bir ağaç.  Gök gürültülü havada dışarıda kaldıysanız At Kestanesi ağacının altına sığınabilirsiniz. Yıldırım isabet etmez, elektriği geçirmez

Bu ağaç görkemli yapısıyla büyük şehirlerin büyük caddelerini süsler.

 Paris, İstanbul, Bursa ve daha pek çok şehrin caddelerine renk katan At Kestanesi kabuksuz meyvesi, kabukları ve yaprakları çeşitli hastalıklara karşı şifa kaynağı.

 17. Yüzyıl başlarında İstanbul’ dan Fransa’ ya götürülmesi ile Avrupa bu bitkiyi tanımış.

Farkında olalım ya da olmayalım parklarda, bahçelerde ve piknik alanlarında görmüşüzdür . İnsanların çoğu At Kestanesini görür ve hiç yararı olmayan bir bitki olmadığı düşüncesiyle yoluna devam edebilir. Oysa her hastalığa neredeyse deva içeren At Kestanesi eczacılıkta şifa verici olarak kullanılmakta .

Daha yakından tanımak istersek;

At Kestanesi ; Anavatanı Asya (Hindistan) Türkiye ve Avrupa’ da park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.15-25 m kadar yükselebilen, kalın gövdeli, yaprakları 5-7 yaprakcıklı, baharda çiçekleri beyaz ve nadiren kırmızı renkli, üzeri sivri dikenli yeşil meyveleri olan bir ağaç. Meyveleri, 1-3 tohumlu bir kapsül şeklinde, içerisinde atkestanelerini muhafaza etmekte.

At Kestaneleri Osmanlılar döneminde, doğal olarak bulundukları Arnavutluk’taki dağlardan İstanbul’a, “soluğan” (Nefes darlığı çeken) atlara tohumları yedirilmek üzere getirilmişler. Adını, bildik kestaneye benzeyen, ama insan dişinin işlemediği tohumlarının atlara yedirilmesinden almış.

Ancak, onun, şehirlerin en merkezi caddelerine dikilme nedeni, çiçek toplarının görkemli görünüşüdür öncelikle. Sonra da, sonbaharda yaprakların sararma, kızarma dönemlerindeki güzellikleri kokusuz ve hafif buruk lezzetli kabuklarda tanen, saponin, kumarin ve flavon türevleri bulunur.

Üzerine yıldırım düşmemesi konusuna gelince… Benim iddiam değil. Bilim insanları şehirler için uzun araştırmalar sonunda “At Kestanesi” ağacında karar kıldılar. Çünkü at kestanesi elektrik çekmezdi. Yani yıldırım düşmezdi. Hava kirliliğine karşı çok etkiliydi.

                                                        xxx

At Kestanesiyle ilgili işte size ilginç geleceğini düşündüğüm  bilgiler:

Güvelere karşı At Kestanesi meyvelerini çamaşır dolaplarına koyabilirsiniz. At Kestanesi ağacının gövdesinden mutfak aletleri ve oyuncaklar yapılabilir. Çiçekleri Ukrayna’nın başkenti Kiew’in simgesidir.  Bazı yerlerde de kestaneleri boncuk gibi dizilerek mücevher olarak kullanılır. Kestanelerinin bir odanın köşelerine yerleştirilmesi durumunda örümcekleri kaçırdığına inanılır. Nazara karşı insanlar üzerlerinde at kestanesi tohumu taşırlar ya da tütsü şeklinde evlerde At Kestanesinin tozu yakılır.Almanya’da ağaç bira mahzenlerinin üzerine ekilir. Böylece derin olmayan kökleri, kilerin kubbeli tavanına zarar vermez. Ayrıca büyük yaprakları, biranın olgunlaşması ve depolanması için ek bir nem ve serinlik de sağlar. Meyvelerinin çantada taşınması uğur sayılır…( Kaynak: https://kiralaktarevi.webnode.com.tr/urunler)

Şu  günlerde Bursa’da belediyelerin temizlik işleri caddelerde At Kestanesi topluyor. Ağaçlardan dökülen kestaneler parlak rengiyle dikkati çekiyor. Oynamak için de çocukların ilgisini.