Kültür, sanat faaliyetleri ve doğa etkinlikleri oldum olası ilgimi çekmiştir.
Olanak ve zaman elverdiği sürece bunlardan yararlanmaya çalışırım.
Ruhen ve bedenen bir enerji topladığımı, hayata daha duyarlı baktığımı hissederim.
Yine böyle bir etkinlik denk geldi.
Vefatının yıldönümü münasebetiyle akademisyen, araştırmacı ve yazarların kaleminden hazırlanan ‘Anadolu’nun Sesi Âşık Veysel’ adlı kitap, kültür hayatına kazandırılmıştı. Kitaba Prof. Dr. Bilal Kemikli, Prof. Dr. Esma Şimşek, Gündüz Şatıroğlu, Prof. Dr. Halil Apaydın, İrfan Murat Yıldırım, Metin Önal Mengüşoğlu, Metin Turan, Nevzat Çalıkuşu ve Veysel Kaymak’ın katkı sunmuştu.

Tarih boyunca çok kıymetli yazarlar, şairler ve mütefekkirler yetiştirildi.
Âşık Veysel de bu değerlerden birisi. Yaşadığı ömrü sazı ve sesiyle ebedileştirmiş, acıyı, sevinci, umudu ve aşkı derinden ve içtenlikle kaleme almış, hislerimize tercüman olmuş.
Prof. Dr. Bilal Kemikli’ye göre, çağımızın büyük âşıklarından ve ozanlarından Âşık Veysel’in söylediği her bir şiirin temelinde hikmet bulunmakta. Bu eser de, genç kuşakların büyük ozanı tanıması amacıyla kaleme alınmış
M. Önal Mengüşoğlu da Âşık Veysel’i bizzat görme ve tanıma fırsatı bulduğunu, o günden itibaren şiirin ve sanatın içerisinde hayatını sürdürdüğünü dile getiriyordu.
İ. Murat Yıldırım ise, Aşık Veysel’i Türkiye’de tanımayanın olmadığını, Türk dünyasında da ciddi etkileri olduğunu vurgularken, Nevzat Çalıkuşu kitapta yer alan Aşık Veysel şiirlerini okudu.

Yaşanan ömrü sazı ve sesiyle ebedileştiren halk ozanlarımızı gelecek nesillere aktarma yolunda ne kadar çaba gösterilse yeridir.
Bu ozanlar ki acıyı, sevinci, umudu ve aşkı derinden ve içtenlikle dile getirmişler. Adeta hislerimizin tercümanı olmuşlar.
Çevresinin takdimiyle Koca Veysel’in hayatı ve şiirlerinin yer aldığı kitapta anılar da bulunmakta. İşte bunlardan bir tanesi:
Körüm Ya!- Aşık bazı şiirlerinde dile getirdiği gibi zaman zaman hastalanıp hastanelerde yatmıştır. Bir gün köyde hastalanıp yatarken ziyaretine gittik. Çevre köylerden de gelenler vardı. Sivrialan’ın yakınında bulunan Mescit köyünden gelenler arasında bulunan bir kadın yüksek sesle:
-Aşık nasılsın, nerelerinden rahatsızsın, ağrın çok mu? Benzeri sorular soruyordu. Aşık ise:
–İyiyim, sen nasılsın? diye yine yüksek sesle karşılık veriyordu.
Sonunda dayanamadı, bize dönerek:
Körüm ya, sağır da sanıyorlar! Dedi.
Ünü yurt sınırlarını aşan Aşık Veysel’i ölüm döşeğinde yazdığı Gelmez Yola Gidiyorum şiiriyle bir kez daha anıyoruz:
Selam, saygı hepinize,
Gelmez yola gidiyorum.
Ne şehre, ne bir köye,
Gelmez yola gidiyorum.
Gemi bekliyor limanda,
Tayfalar hazır onda
Gözüm kalmadı cihanda,
Gelmez yola gidiyorum
Eşim, dostum yavrularım,
İşte benim sonbaharım,
Veysel, karanlık yollarım,
Gelmez yola gidiyorum.


