Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Sözün Gücü – Diksiyon Eğitimi Neden Herkesin Hayatında Olmalı?

Bir düşünün…Bir salonda oturuyorsunuz. İki kişi konuşuyor.Biri kelimeleri yuvarlamadan, vurgusunu

Bir düşünün…
Bir salonda oturuyorsunuz. İki kişi konuşuyor.
Biri kelimeleri yuvarlamadan, vurgusunu yerinde yaparak, sesiyle anlamı taşır gibi konuşuyor.
Diğeri ise harfleri yutuyor, cümleler birbirine karışıyor.
Hangisi size daha güven verir?
İşte bu farkın adı diksiyondur.

Diksiyon, kulağa hoş gelen bir konuşma biçimi olmanın ötesinde, anlaşılır, etkili ve güven veren iletişimin temelidir.
Ne yazık ki çoğu kişi konuşmanın da öğrenilen bir beceri olduğunu fark etmez.
Oysa ses de tıpkı kaslar gibi eğitilebilir, güçlenebilir ve geliştirilebilir.

“Konuşmak Doğaldır, Anlaşılmak Sanattır”

Hepimiz konuşuruz ama herkes doğru konuşamaz.
Çünkü konuşma yalnızca kelimeleri arka arkaya sıralamak değildir;
nefesi doğru kullanmak, sesi yerinde yükseltip alçaltmak, kelimelere anlam katmak gerekir.
Bir öğretmen sınıfta, bir öğrenci sunumda, bir iş insanı toplantıda…
Eğer ses tonu ve vurgusu doğru değilse, kelimeleri dinlenmez hale gelir.
Oysa diksiyon eğitimi, hem sesimizi hem nefesimizi doğru kullanmayı, hem de kelimelere ruh katmayı öğretir.

“Farklı Kültürler, Farklı Şiveler… Ama Tek Ortak Zemin: İstanbul Türkçesi”

Hepimiz farklı şehirlerden, farklı kültürlerden geliyoruz.
Her birimizin kendine özgü bir şivesi, aksanı, konuşma melodisi var.
Bu çeşitlilik, Türkçemizin zenginliğidir ve hiçbir zaman bir eksiklik değildir.
Ancak diksiyon eğitiminde hedef, bu farklılıkları silmek değil;
herkesin birbirini daha rahat anlayabileceği ortak bir dil standardında buluşmaktır.
Bu standart da İstanbul Türkçesi olarak kabul edilir.
İstanbul Türkçesi, ne çok sert ne de çok yumuşak;
ne fazla bölgesel ne de yapay bir konuşma biçimidir.
Anlaşılır, sade, ölçülü ve kulağa dengeli gelen Türkçedir.
Yani diksiyon eğitimi, kimsenin kimliğini değiştirmez; sadece konuşmasını ortak anlaşılır bir seviyeye taşır.

“Tekerlemeler: Dilin Spor Salonu”
Diksiyon eğitiminde en eğlenceli ama en etkili araç tekerlemelerdir.
Çünkü tekerlemeler dili esnetir, sesi açar, nefesi güçlendirir, vurguyu doğru konumlandırır.
Ama burada çok önemli bir nokta vardır:
Tekerlemeler hızlı okunmak için değil, tane tane, her harfin hakkını vererek, anlaşılır bir biçimde okunmak için vardır.
Çünkü diksiyonun özü hız değil, netliktir.

  • “Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkânı açalım demiş.”
  • “Dal sarkar kartal kalkar, kartal kalkar dal sarkar.”
  • “Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.”

Bu tekerlemeleri acele etmeden, sesleri yuvarlamadan, her kelimenin hakkını vererek okumak; dili, nefesi ve sesi eşgüdümlü hale getirir.
Her derste vurguladığımız gibi: “Tekerleme bir hız yarışı değil, bir diksiyon terbiyesidir.”

Konuşma Bozukluklarında Diksiyonun Gücü

Diksiyon eğitimi yalnızca ses estetiğini geliştirmez;
aynı zamanda kekemelik, pelteklik, harf yutma, nefes dengesizliği ve hızlı konuşma gibi sorunların giderilmesinde de etkili olur.
Doğru nefes alma teknikleri, ses açma egzersizleri ve bilinçli kelime seçimi;
konuşma bozukluklarını büyük ölçüde azaltabilir.
Kişi konuşurken panik yapmadan nefesini yönetmeyi, kelimeleri ritmik biçimde söylemeyi öğrenir.
Böylece hem ses hem özgüven güçlenir.
Diksiyon eğitimi bu yönüyle sadece kulağa değil, psikolojiye de iyi gelir.
Çünkü insan, sesine hâkim oldukça kendine de hâkim olur.

Diksiyon: Kulağa Değil, Kalbe Dokunmak
Diksiyon eğitimi, bir lüks değil; bir yaşam becerisidir.
İnsanın kendini doğru ifade edebilmesi, sözcüklerine özen göstermesi,
karşındakine duyduğu saygının da bir göstergesidir.
Bir gün biri size “Ne kadar güzel konuşuyorsunuz.” derse,
emin olun ki o sadece sesinizi değil, kendinize kattığınız emeği duyuyordur.
Düzgün konuşmak; meslekte, eğitimde, sosyal hayatta fark yaratır.
Sözünüz dinlenir, fikirleriniz değer kazanır.
Unutmayın:
Doğru kelimelerle konuşmak, yalnızca kulağa değil, kalbe de hitap eder.

İstanbul Türkçesi İçin Arşiv Tavsiyesi
Eskiden yaygın olarak kullanılan İstanbul Türkçesinin en saf örneklerine ulaşmak isteyenler, TRT arşivlerini inceleyebilirler.
Özellikle TRT’nin eski radyo yayınlarında, haber bültenlerinde ve belgesel kayıtlarında İstanbul Türkçesi’nin doğru vurgu, akıcı söyleyiş ve ölçülü tonlaması net biçimde duyulur.
Bu kayıtlar, diksiyon eğitimi alanlar için hem tarihî hem de dilsel açıdan kıymetli örneklerdir.
Kelimelerin özenle telaffuz edildiği o dönem, Türkçemizin en zarif hâllerinden biridir.

Türkçemiz zengin, renkli, melodik bir dil.
Her yöremizin şivesi bu zenginliğin bir parçası.
Ama diksiyon eğitimi bize bu çeşitliliği koruyarak, ortak bir anlaşılabilirlik kazandırır.
Bu da toplum olarak daha net, daha saygılı, daha bilinçli bir iletişim demektir.
O yüzden; ister bir öğrenci, ister bir öğretmen, ister bir yönetici olun…
Sesinize sahip çıkın.
Çünkü söz, insanın vitrini; diksiyon ise o vitrinin ışığıdır.