Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Dünyayı Değiştirmek İçin Önce Biz Değişelim

Hepimiz çevremizden, insanlardan, hayattan şikayet ediyoruz.Ama bazen unutuyoruz: Değişim bir

Hepimiz çevremizden, insanlardan, hayattan şikayet ediyoruz.
Ama bazen unutuyoruz: Değişim bir yerlerden değil, bizden başlar.
Dünya, bizim davranışlarımızla şekillenir; biz değişmedikçe hiçbir şey değişmez.

Her Şey Küçük Bir Farkındalıkla Başlar”
Hepimiz bir şeylerden yakınıyoruz…
Kimi samimiyetsizlikten, kimi adaletsizlikten, kimi de insanların artık birbirine güvenmemesinden.
Sanki herkes haklı ama kimse sorumlu değil.
Oysa dünya, yalnızca dışarıda yaşadığımız bir yer değil; bizim yansımamız.
Birçoğumuz “insanlık kalmadı” diyoruz ama bazen o insanlığın eksilmesine biz de küçük katkılar yapıyoruz.
Birine sabırsız davranıyoruz, kırıcı bir söz söylüyoruz, sonra unutuveriyoruz.
Ama o küçük davranışlar birikiyor, büyüyor ve toplumu oluşturuyor.
Gerçek değişim, büyük sözlerle değil, küçük farkındalıklarla başlar.
Bir insanın kendine dürüst olması, samimi davranması, adil kararlar alması bile zincirin ilk halkasıdır.
Çünkü toplum soyut bir kavram değil bizim toplamımız.

“Herkes Şikayetçi, Ama Kimse Değişmiyor”
Bugün hemen herkesin dilinde aynı cümleler var:
“Artık kimse dürüst değil.”
“Samimiyet kalmadı.”
“İnsanlık bitti.”

Ama dikkat edin, bu cümleleri herkes söylüyor;
fakat “acaba ben nasılım?” diye sormak kimsenin aklına gelmiyor.
Çünkü biz eleştirmeyi seviyoruz, kendimize dönüp bakmayı pek sevmiyoruz.
Oysa dürüstlük de samimiyet de bir başkasında değil, kendi davranışlarımızda başlar.
Toplumun düzelmesini istiyorsak, önce kendimizdeki küçük hataları fark etmekle başlamalıyız.
Belki de büyük sorunlarımızın çoğu, kimsenin o ilk adımı atmak istememesinden kaynaklanıyor.

“Samimiyet, Önce Kendine Karşı Olur”

Samimiyet; en çok konuştuğumuz ama en az yaşayabildiğimiz kavramlardan biri.
Oysa samimi olmanın ilk şartı, kendine dürüst olmaktır.
Ne hissettiğini, neyi yapmadığını, neyi yanlış yaptığını kabul etmek cesaret ister.
Kendine dürüst olmayan birinin başkasına karşı samimi olması zordur.
Biz çoğu zaman kendi iç sesimizi bastırıyoruz;
söylemek istediklerimizi söylemiyor, hissettiklerimizi gizliyoruz,
ama içten içe herkesin bizi anlamasını bekliyoruz.
Sonra da diyoruz ki: “İlişkilerde samimiyet kalmadı.”
Belki de önce kendimize karşı samimi olmadığımız için…

“Ben Tek Başına Ne Yapabilirim?” Demek En Kolay Kaçış
“Aman ben mi kurtaracağım dünyayı?”
Bu cümleyi hepimiz duymuşuzdur — belki de bazen biz de söylemişizdir.
Ama bu cümle, farkında olmadan bizi sorumluluk almaktan uzaklaştıran bir bahanedir.
Oysa büyük değişimler, hep küçük bir cesaretle başlar.
Bir öğretmenin öğrencisine sevgiyle yaklaşması,
bir vatandaşın yere çöp atmaması,
bir gencin sosyal medyada saygılı olması,
bir esnafın müşterisine dürüst davranması…
Hepsi küçüktür belki ama etkisi büyüktür.
Bir kişi değiştiğinde, çevresi de değişir.
Çünkü iyi davranış bulaşıcıdır.

“Gerçek Cesaret: Aynaya Bakmak”

Başkalarını eleştirmek kolay,
ama aynaya bakıp “ben ne yapıyorum?” diyebilmek gerçek cesarettir.
Biz hep başkalarından dürüstlük, saygı, anlayış bekliyoruz.
Ama o değerleri önce kendimizde yaşatmadıkça, toplum da değişmiyor.
Kendimizi değiştirmeden başkasını değiştirmeye çalışmak,
yağmur yağarken sadece başkalarının ıslanmasını istemek gibi.
Değişim içten dışa doğru olur.
Bir insan değiştiğinde, onunla birlikte dünya da biraz değişir.

“Dünyayı Değiştirmek İçin Önce Biz Değişelim”

Evet, belki dünyayı tek başına kurtaramayız.
Ama kendi dünyamızı güzelleştirmek elimizde.
Bir tebessüm, bir iyi niyet, bir doğru söz, bir vicdanlı karar…
Belki küçük adımlar gibi görünür ama etkileri büyük olur.
Sonuç olarak;
Dünya, biz değişmeden değişmez.
Gerçek değişim, içimizde başlar.
Bugün bir kişi daha iyi, daha dürüst, daha samimi olmayı seçerse,
yarın o iyilik bir başkasına da dokunur.
Ve belki o zaman, gerçekten daha güzel bir dünyada yaşamaya başlarız.