Kısa süreli kurslarla verilen belgeler, sanat ve eğitim alanında ciddi bir yanılsama yaratıyor.
Son yıllarda drama ve tiyatro eğitiminde yeni bir eğilim dikkat çekiyor. Birkaç hafta süren kurslarla katılımcılara “drama lideri” veya “tiyatro eğitmeni” unvanı veriliyor. Kulağa hoş geliyor; elinde bir sertifika, bir de unvan… Ama işin gerçeği çok farklı.
Drama: Pedagojik Bir Yöntem
Drama, eğitim bilimlerinde köklü bir yere sahiptir. Heathcote (1984) ve Bolton (1992), dramayı yalnızca oyunlaştırma değil, pedagojik bir yöntem olarak tanımlar. Katılımcının yaratıcılığını geliştirmesi, empati kurabilmesi ve öğrenme sürecine aktif katılım sağlaması dramada esastır.
Türkiye’de eğitim fakültelerinde drama dersleri, kuramsal içerik ve uygulamalı çalışmalarla yıllarca süren bir süreçle öğretilir. Kısacası drama, birkaç etkinlik kartıyla öğrenilemez.
Tiyatro: Disiplinli Bir Sanat
Tiyatro eğitimi çok daha kapsamlıdır. Oyunculuk, dramaturgi, sahne tasarımı, beden ve ses kullanımı… Bunlar konservatuvarlarda dört yıl boyunca yoğun bir emekle öğretilir. Aristoteles’in Poetika’sında da vurgulandığı gibi tiyatro, sahneleme ve seyirci ilişkisinin sanatı olarak disiplinli bir eğitim gerektirir.
Birkaç haftalık kurslarla “tiyatro eğitmeni” yetiştirmek, doktoru birkaç hafta hastanede dolaştırarak mezun etmek kadar yanıltıcıdır.
Sertifika Yanılgısı!
Ne yazık ki bazı kurumlar bu eksikliği göz ardı ederek sertifika programlarını “uzmanlık” gibi sunuyor. Yetersiz pedagojik formasyonla yapılan drama uygulamaları, çocukların yaratıcılığını sınırlandırabilir. Yetersiz tiyatro bilgisiyle sahneye çıkan eğitmenler ise gençlerin sanata ilgisini azaltabilir. Bu farkında olunmasa da ciddi bir sorundur.
Sertifika, yalnızca katılımı belgelendirir; eğitmenlik ise akademik bilgi, deneyim ve yıllar süren bir pratik gerektirir. Eğitim fakültelerindeki dersler ve konservatuvarlardaki programlar tam da bu nedenle önemlidir.
Belge mi, Birikim mi?
Biz gerçekten nitelikli drama ve tiyatro eğitimcileri mi yetiştirmek istiyoruz, yoksa süslü bir kağıt parçasıyla yetinmeyi mi?
Sanatın ve eğitimin ciddiyetine inananlar için cevabı bellidir: Gerçek eğitim, sahnede, sınıfta ve yıllar süren emekle kazanılır. Sertifikalar, bu emeğin yerini asla tutamaz.
Sanat, özünde ince ayrıntılarla doludur bu nedenle oldu bittiye gelemez.

