Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Denetimdeki Boşluklar, Boşa Giden Emekler

Denetimin zayıfladığı, liyakatin geri plana itildiği her yerde sahte unvanlar

Denetimin zayıfladığı, liyakatin geri plana itildiği her yerde sahte unvanlar filizlenir; bedelini ise emeğiyle yol alanlar ve hizmet alanlar öder.

Bu ülkede bir mesleğe hak ederek ulaşmak uzun bir yol. Yıllar süren eğitimlerin ardından sınavlar, mülakatlar ve bekleyişler geliyor. Buna rağmen, Uludağ Üniversitesi’ndeki bir kongrede kendisini “onkoloji-hematoloji profesörü” olarak tanıtan bir kişinin belgelerinin sahte çıkması, denetimin ne kadar yüzeysel kalabildiğini gösterdi.

Bu tür örnekler, tekil bir hatadan çok daha fazlasını işaret ediyor. Kongre ve benzeri etkinliklerde konuşmacıların yeterlilikleri çoğu zaman yüzeysel biçimde kontrol ediliyor; kurumlar arası düzenli bir doğrulama mekanizması ise yok denecek kadar zayıf.

Mesele yalnızca akademik unvanlarla sınırlı değil.
Herhangi bir lisans yeterliliği olmadan engelli bireylere eğitim verildiğine tanık olmak, denetim boşluklarının doğrudan insan hayatına dokunduğunu gösteriyor.

Bu tabloyu yaratan temel sorunlardan biri, liyakat ilkesinin uygulamada zayıflamasıdır.
“Şahsa göre değil, uzmanlığa göre yapılan seçimler bu tür örneklerin önüne geçmenin en temel yoludur.”

Unutulmamalı:
Para vererek ya da yasa dışı yollarla iki belge almak, kimseyi uzman yapmaz. Uzmanlık, uzun bir eğitim ve sahada kazanılan deneyim ister.

Bu noktada sorumluluk yalnızca kurumlara ait değil. “Toplum olarak da daha bilinçli olmak zorundayız. En azından emeğiyle bu yolu yürüyenler için, her karşımıza çıkan kişiyi “uzman” sanmamalı; unvanın arkasını sorgulayabilmeliyiz.”

Uzmanlığı kâğıt üzerinde değil, hayatın içinde korumadığımız sürece; sahte unvanlar çoğalacak, güven azalacaktır.”