Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Bir Çocuğun Güvenliği, Hiçbir Karardan Daha İkincil Olamaz

“Çocuklar savunmasız oldukları için değil, tam da bu nedenle mutlak

“Çocuklar savunmasız oldukları için değil, tam da bu nedenle mutlak koruma altındadır; hiçbir idari ya da hukuki karar bu gerçeğin önüne geçemez.”

Çocuklar, özellikle de yetiştirme yurtlarında kalan çocuklar, toplumun en kırılgan kesimini oluşturur. Hayata çoğu zaman eksik başlayan bu çocuklar için kamu kurumlarının temel görevi, güvenliği tartışmasız biçimde sağlamaktır. Bu alanlarda alınan her karar, hukuki dayanaklarının yanı sıra sahadaki etkileriyle birlikte değerlendirilmek zorundadır.

Mersin’in Davultepe Mahallesi’nde bulunan Davultepe Çocuk Esirgeme Kurumu’nda yaşanan olay, bu hassasiyetin neden vazgeçilmez olduğunu bir kez daha göstermiştir. Kamuoyuna yansıyan görüntülerde, koruma altındaki bir çocuğa yönelik şiddet açık biçimde görülmüş; olayın ardından ilgili personel görevden uzaklaştırılmıştır. Ancak devamında verilen göreve iade kararı, çocukların güvenliği açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmiştir.

Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur: Eleştirilen devletin kendisi ya da kurumların varlığı değildir. Eleştirilen, belirli bir kararın doğurduğu risklerdir. Çocukların bir arada, savunmasız koşullarda bulunduğu kurumlarda alınan kararlar, “tekrar etmeyeceği” varsayımına değil, en kötü ihtimal dikkate alınarak şekillenmelidir. Çünkü bu alanlarda yapılacak bir hata, telafisi olmayan sonuçlara yol açabilir.

Benim çocuklar konusundaki hassasiyetimi beni tanıyanlar çok iyi bilir. Özellikle yetiştirme yurtlarındaki çocuklar, kendilerini savunma ve yaşadıklarını dile getirme imkânı en sınırlı olan gruptur. “Bu nedenle bu kurumlarda hata payı değil, azami tedbir esası geçerli olmalıdır.”

Verilen kararlar, başka çocuklar için hayati bir risk oluşturmamalıdır. Çocukların bir arada ve savunmasız şekilde bulunduğu kurumlarda, en küçük ihtimal dahi göz ardı edilemez. Bu nedenle geçmişte şiddetle ilişkilendirilmiş kişilerin, hukuki süreçler ne yönde sonuçlanırsa sonuçlansın, hassas çocukların bulunduğu kurumların dışında tutulması gerekir. Bu yaklaşım bir cezalandırma değil; çocukların güvenliğini önceleyen koruyucu bir tedbirdir.